Neme doymuş cilt için Asit değil Hyalüronik Asit!

  Neme doymuş cilt için Asit değil Hyalüronik Asit!

Asit kelimesi cilt bakımı konusunda dağarcığımıza yerleşmiş kelimelerden. Adı biraz korkutsa da kendisini kremlerde, serumlarda, toniklerde görmeye alıştık. Asitler genellikle soyucu, eritici özellikle olsa da hyalüronik asit başka. Hatta bambaşka. Çünkü hyalüronik asit nem tutma özelliğiyle öne çıkıyor. Cildi aşındıran değil tam tersi neme doyurarak dış etkenlerden koruyan bir etken.

Hyalüronik Asit sadece cildimizde değil vücudumuzun birçok bölümünde bulunuyor. Örneğin eklemlerimizde. Eklemlerin rahat hareket etmesini sağlayan sıvıda bulunuyor ve kayganlığı artırarak ağrıları, yıpranmaları önlüyor.

Hyalüronik asidi vücudumuz kendisi üretiyor. Ama bilin bakalım yaşlandıkça ne oluyor? Evet, hyalüronik asit üretimi düşmeye başlıyor. Her güzel şey gibi. Bu yüzden eklem ağrıları çekiyor ve kırışıyoruz. Hyalüronik asidin azalması elbette tek başına bir yaşlanma sebebi değil. Ama önemli bir rolü var.

Bazı durumlarda eklemlere ya da cilt altına enjekte edilen hyalüronik asit bazı durumlarda takviye için ağız yoluyla alınabiliyor. Bununla birlikte bildiğiniz gibi kozmetik marketlerin raflarında da hyalüronik asit içeriğine sahip krem, serum, tonik gibi ürünler bulmak mümkün hale geldi.

Cildimiz vücudumuzdaki hyalüronik asidin yarısını barındırır. Ciltteki başlıca görevlerine bakalım:

*Hyalüronik asit kendisinin 1000 katı suyu tutabilir. Çevreden nemi toplayarak cildimizde nemlenmeyi sağlar.

*Cildin iyi yağlanmasına yardımcı olur. Kuru cilt dostudur.

*Yüksek moleküler hyalüronik asit adından anlaşılacağı gibi büyük taneciklidir. Cildin üst katmanında kalır. Emilmez ama cilt yüzeyini nemli ve kaygan tutar. Nem kaybını engeller. Bu şekilde cildin daha canlı ve pürüzsüz görünmesinde etkili olur.

*Mikro moleküler boyuttaki hyalüronik asit ise daha küçüktür. Cilt tarafından emilebilir. Bu sayede cildin alt tabakalarında etki gösterir. Kırışıklıkların başladığı yer de cildin alt katmanıdır. Hyalüronik Asit burada da nemi çeker ve cildin daha dolgun görünmesini sağlar. İnce kırışıklıklar ve çizgiler açılır.

*Hyalüronik asit hücre bölünmesi ve yenilenmesine yardımcı olur. Bu özelliğiyle de yaşlanma karşıtı etki gösterir.

*Yaraları iyileştirici, iltihaplanmaların önüne geçici özelliktedir.

*Antioksidan olması sebebiyle hyalüronik asit çevresel faktörlere karşı cildimizi korur.

Cildinizde kuruluk varsa, 20'li yaşları yavaş yavaş geçiyorsanız hyalüronik asit içeren ürünleri deneyebilirsiniz. En iyi haberse hyalüronik asit her cilt tipine iyi geliyor!

Ancak dikkat: hamileler ve kanser öyküsü olanlar için bir uzman görüşü alınması öneriliyor.